Mesela bu gece de uyuyacağım tıpkı o gece uyuduğum gibi…
Sonra, sabah olacak ve üzerimi değiştirip senin yanına gelmek için yola çıkacağım.
Ama bu kez yolum o kadar uzun olmayacak. Bu kez gelişim, boşluğa bakan gözlerine dalıp ellerini tutmak için olmayacak. Toprağını sulayıp belki çıkan yabani otlarını temizleyeceğim.
Ama bu kez dizinin dibine değil de kabrinin alt ucunda oturacağım.
O gün döktüğüm göz yaşını belki bu kez daha az dökeceğim ama yüreğimin yangını daha harlı olacak, bıraktığın hasretin dağlar kadar…
Yedi nisan iki bin on bir, günlerden perşembe saat öğleden sonra biri yirmi altı geçe…
Muhtemelen iki dakika öncesinde sağ elin sağ avcumun içindeyken son kez derin bir nefes aldın ve beni senin ellerinden sıyırıp yanından aldılar. Yanına geldiğimde yüzünde tatlı bir tebessüm vardı. Uzamış sakalların bu kez öptüğümde batmayacak kadar yumuşacıktı…
Bu kez yine yanında olacağım. O gün ben sana sarılıp öptüm ya belki bu kez sen bana sarılırsın koca pehlivan!
07/04/2012
00:04
Düşünce Mezarlığı
Personel Message: π ,∞, %79, α
